CHP Ankara’daki Katliamı Lanetledi

CHP Ankara’daki Katliamı Lanetledi

CHP Saray İlçe Başkanı Demir Ali Demirel ilçe binasında düzenlediği basın açıklamasıyla Ankara’da yaşanan katliamı lanetledi, “Biz kırılmayacağız, dimdik duracağız.” dedi.

SHM-Türkiye Büyük Millet Meclisi Katip Üyesi ve CHP Milletvekili Emre Köprülü, Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban ve partililerin katıldığı basın açıklamasında Başkan Demirel açıklamasına şu şekilde devam etti ; Ankara Garı’ndaki korkunç terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Bu saldırı, ülkeyi büyük bir kargaşaya sürüklemeyi, birlik ve beraberliğimize kast etmeyi, ülkeyi Orta doğu bataklığına sürüklemeyi hedeflemektedir. Terör bu ülkeyi bölmek istiyor. Biz bölünmeyeceğiz, tersine bir ve bütün kalacağız. Terör bizi korkutmak, güvenimizi kırmak istiyor. Biz kırılmayacağız, dimdik duracağız. Atalarımız bu ülkeyi Mustafa Kemal’in önderliğinde emperyalizme karşı dünyanın en şanlı savaşını vererek kurdular, terörün bunu yıkmasına da biz asla izin vermeyeceğiz.
“BU ÜLKE TARİHİNİN EN KANLI TERÖR SALDIRISIDIR”
Acımız ortaktır, saldırıda 97 vatandaşımızı kaybettik. Bu, ülke tarihinin en kanlı terör saldırısıdır. Herkes böyle dönemlerde ne söylediğine, ağzından çıkana dikkat etmelidir. Söylemleriyle teröristlerin emellerine hizmet etmemelidir. Türk siyaseti, bu sorunu aşabilecek olgunluğa eriştiğini göstermelidir. Bu katliamı devlet yapmıştır demek yanlıştır. Bu ucuza kaçmaktır, Devleti zayıflatmaktır. Devlet kendi yurttaşına katliam yapmaz, ama devlet yetkilileri görevlerini ihmal veya suiistimal edebilir. Hukuk devletinde bunun hesabı sorulur, cezası verilir. Tabii öncelikle böyle bir olayı önleyemeyen kurumların başındaki siyasilerin sorumluluklarını yerine Getiremedikleri için oturdukları koltukları bırakmaları gerekir.
Diğer taraftan böyle ağır travmalar karşısında önce siyaset sıkılı yumruklarını açmalı el ele vermelidir. “ben oynamıyorum” demek bu günün siyaseti olamaz. Sorumluluk almadan siyaset yapılmaz. Gün asker, polis, sivil gençlerimizin canını alan terörü amasız fakatsız lanetleme günüdür. Gün şehitlerimizin ve yitirilen sivil canların aziz hatıraları önünde saygıyla eğilirken, terörün ve teröristin karşısına dimdik birlikte dikilme günüdür. Kamuoyunun vicdanı bu saldırının faillerinin bir an önce adalete teslim edilmesi ile bir parça rahatlayacaktır.
“BU SALDIRIYA ENGEL OLAMAYANLAR DA MUTLAKA BUNUN HESABINI VERECEKTİR”
Bu saldırıya engel olamayanlar da mutlaka bunun hesabını verecektir. Açıklanan resmi rakamlara göre 97 can yitirilmişken, İçişleri bakanı, hala ders çıkarmaktan bahsetmektedir.adalet bakanı da milletin acılarını hafife alıp istifa taleplerine gülebilmektedir. İçişleri ve adalet bakanları vakit kaybetmeden istifa etmelidir. Bu saldırı, özgürlüğümüze, demokrasimize ve ülkemizin itibarına yapılmıştır. Artık bu ülkede iktidarda olanlar yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını vermeyi öğrenmek zorundadır. “falanca beni kandırdı”, “filanca bize yalan söyledi”, “şu örgüt de ayıp etti” diyerek, suçu bürokratlara atarak memleket yönetilemez, hele hele “biz anayasa gereği hükümetteyiz ama partimiz iktidar değil bu işten biz sorumlu değiliz” IMG_4765 (Mobile)demek 13 yıldır iktidarı bırakmamak için ellerinden geleni yapanların Millete karşı büyük bir ayıbıdır. Sayın Davutoğlu, “elimizde intihar eylemi yapabileceklerin listesi var, eylemi gerçekleştirene kadar bir şey yapamıyoruz” diyor. Bu ülkede insanlar tweet attığı için makul şüpheli hale gelip hapise atılabiliyor ancak canlı bomba olduğu bilinenler göz altına bile alınamıyor. Akp için basiretsizliğin belli bir sınırı var mıdır? Görünen o ki yoktur. Türkiye 7 haziran seçimlerine giderken başbakan’ın kim olduğu bellidir. Seçimlerden sonra başbakan kimdir bellidir. Sorun zaten 13 yıllık iktidarın milletin iradesini hiçe sayıp koltuğu bırakmamasından kaynaklanmaktadır.
13 yılın sonunda, Türkiye’deki ulusal güvenlik ve istihbarat zafiyeti açıkça ortaya çıkmıştır. Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç, Ankara katliamı gibi pek çok olay, önceden haber alınıp önlenemedi. Mit müsteşarı akp milletvekili olmak için önce istifa etmiş sonra da göreve dönmüştür. Partili müsteşar için öncelik Ulusal tehditler midir, yoksa Akp’ye yönelik tehditler midir? Bu artık soru işaretidir. Suriye politikası iktidarın kişisel husumet politikası haline getirilmiştir. Şu an baş şüpheli olarak görülen ışid’e uzun süre “terör örgütü” bile denilememiştir. Esad’ı devirip emevi cami’nde namaz kılma hayaliyle yola çıkılmış, ama Suriye’de vatan toprağı terk edilmiştir. Ecdadımız Süleyman şah’ın türbesi ışid terör örgütünün önünden kaçırılmıştır. Akp, şu anki başbakanda cisimleşen hayalcilikle yoğrulmuş, akılcılıktan uzak dış politikasıyla Türkiye’yi bölgedeki pek çok ülkeyle düşman etmiştir.
“AKP, SARAY’IN 400 VEKİL İHTİRASINDAN VE VESAYETİNDEN KENDİNİ KURTARAMAMIŞTIR”
Akp’nin iç politikada izlediği yol da hatalarla doludur. 7 Haziran’da vatandaşlarımız, siyasetçilere “uzlaşın, koalisyon kurun” demiştir. Akp saray’ın 400 vekil ihtirasından ve vesayetinden kendini kurtaramamıştır. Saray’ın beş ay içinde Türkiye’yi yeniden seçime götürmesinin önünü açmış, ülkenin kaosa sürüklenmesine İzin vermiştir. Meclis’te terörle ilgili araştırma komisyonu kurma teklifimiz Akp ve Mhp oylarıyla reddedilmiştir. Akp, pkk terör örgütünü ne olduğu belli olmayan “Çözüm Süreciyle” yeniden canlandırmıştır. Musul’daki başkonsolosluğumuz işgal edilmiş, rehin kalan personelimizin karşılığında hükümet, elindeki ışid’cileri terör örgütüne teslim etmiştir. Ankara’daki terör saldırısını yapanların Akp’nin elleriyle teslim ettiği teröristlerden biri olmadığının garantisini kimse veremez. Kendi oylarını kemikleştirmek için toplumu hoyratça ayrıştırdılar. Toplum birbirine o kadar düşman oldu ki bu alçakça saldırıda bile herkes kendi bakış açısına göre komplo teorileri üretiyor. Birbirimize sarılamıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, Cihanda sulh” ilkesinden ayrılan Türkiye, Ortadoğu bataklığına sürüklenmek isteniyor. Yaşadıklarımız, yüzünü batı’ya dönmek yerine orta doğu’ya dönmenin, Avrupalı olmak yerine Ortadoğulu olma heveslerinin nelere mal olabileceğini göstermektedir.
“1 KASIM’DA BU İKTİDAR GİDECEK”
Ülkemiz başka devletlerin oyunlarında bir figüran haline getiriliyor, “vekâlet savaşları” içine çekilmek isteniyor. Bunun bedeli de çok ağır oluyor. 1 kasım’da bu iktidar gidecek, Türkiye bu kâbustan uyanacaktır. Bu memleket hepimizindir. Doğru şekilde yönetilirse ülkemizin altından kalkamayacağı sorunu yoktur. Yeter ki isteyelim, bir olalım, birlik olalım. Yeter ki unutturulmaya çalışılan cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkalım.

TAGS
Share This
COMMENTS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

malatya escort bursa escort antalya escort konya escort mersin escort
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort
sakarya escort sakarya escort ümraniye escort serdivan escort